6 Nisan 2016 Çarşamba

Gündüzsefası "Sarah Jio"

Merhabaaaa :)
Bir Sarah Jio kitabı daha bitti, tabiki yine çok beğendim. 

...Arka Kapak...

Acı ne kadar derinde olsa da zamanla tüm çiçekler güneşe döner yüzünü…


Kalbin anahtarıdır gündüzsefası. Ruhlarında en derin izleri taşıyanları bile çiçekleriyle sarmalar, filizleriyle umut taşır. İşte böyle gündüzsefasının süslediği bir yüzen evde yaşayan Penny Wentworth, 1950'li yıllarda ünlü bir ressamla evlidir. Her şeye sahip olan Penny'nin tek eksiği ise küçük evlerini taçlandıracak bir bebektir. Ancak gün geçtikçe tek eksiğinin bu olmadığını anlayacaktır çünkü sevgiyi yürekten hissetmek gerekiyordur. Onun hissettiği tek şey ise içini kemiren acıdır…

Ada Santorini New York'ta yaşadığı trajediden sonra ağır depresyondadır. Kendini toparlamak için Seattle'a Tekneler Caddesi'ne gelir. Burada kiraladığı bir yüzen evde eski bir sandık bulur. Sandıkta Penny Wentworth adında bir kadına ait eski eşyalar vardır. Gariptir ki Tekneler Caddesi'ndeki hiç kimse bu kadınla ilgili konuşmak istememektedir. Merakına yenik düşen Ada, Penny'nin gizemli geçmişine adım atarken kendi geleceğini de örmeye başlayacaktır.

Okuyucuları kalemiyle büyüleyen Sarah Jio'dan bir başyapıt daha. Gündüzsefası'nı okurken, ne kadar imkânsız görünse de her şeyin bir umuda açılacağını göreceksiniz.

"Kitabı okuyup rafa kaldırdığınızda bile etkisinden kurtulamayacaksınız."
-Romantic Times-


...Konusu...

Genelde Sarah Jio iki farklı zamanda geçen olayları birbiriyle güzel bir şekilde bağlantı kurarak kurguluyor, hatta önceki kitaplarındaki karakterleri de romanın küçük bir bölümüne yerleştirebiliyor. 


Kendisinden yaşça büyük ünlü bir ressam ile evli olan genç ve güzel Penny, kocasıyla birlikte tekneler caddesindeki evde kalmaktadır. Kocasının resim çizme nedeniyle genellikle atölyesinde vakit geçirmesi ve çocuk düşüncesine karşı olması nedeniyle oldukça mutsuz zamanlar geçirmektedir. Genellikle yemek yaparak zaman geçirmekte aynı zamanda eşinin psikoloğu olan sorunlu komşularının küçük oğlu Jimmy ile arkadaşlık etmektedir. Başka bir yüzen evde yaşamakta olan ve bir tekne inşaa etmekte olan Collins ile  aralarında romantik bir ilişki başlamıştır. Hayalleri Collins in işlaa ettiği Catalina isimli ile tekne ile tüm dünyayı dolaşmak olmuştur.
sarah jio


Günümüz zamanında ise aynı evde yıllar sonra gazeteci olan ve yakın zaman önce eşini ve kızını gözünün önünde kaybeden  Ada isimli karakter yaşamaktadır. Yaşadığı bu yüzen evde Penny'ye ait hatıralar bulur ve onun kaybolduğunu ve onunla ilgili tekneler caddesinde kimsenin konuşmadığını öğrenmiştir. Tabiki gazetece olmanın verdiği merak duygusuyla Penny nin hikayesini öğrenmek için adım atar. Bu arada kendisi gibi gazeteci olan Alex ile tanışır ve onun da yardımı ile araştırmaları başlar. Birlikte tekneler caddesindeki gizemi çözmeye başlar ve gizemli bir hikaye ile karşılaşırlar. 


Tavsiyelerim ve sevgilerimle :)

23 Mart 2016 Çarşamba

Mart Menekşeleri ve Böğürtlen Kışı "Sarah Jio"

Mart Menekseleri;

            Kitabımızın kahramanı Emily Wilson, eşi Joel’den yeni ayrılmıştır. Üzüntüsünü atmak ve kafasını dağıtmak için aklına yengesi gelir ve Barinbridge adasında yaşayan yengesi Bee’nin yanına gider. Küçüklüğünde annesi ve kız kardeşi ile yaz aylarında gittiği Barinbridge Adasına uzun yıllardır gitmediğini fark etmiştir. Bu gidiş  onu ailesi hakkında bilmediği gerçeklerle karşılaştıracaktır. derinliklerine götürecektir.
Yengesinin evindeki uzun yıllardır kullanılmayan pembe renkli duvarları olan küçük odadaki dolabın çekmecesinde bulduğu kırmızı kadife kaplı günlük onu bilinmeyen gerkçeklere ulaştıracaktır. Okumanızı tavsiye ederim.
Sevgilerimle...
Mart Menekşeleri Kitabının Arka Kapak Bilgisi
            Bir kadının yüreği sırlarla dolu bir denizdir… Gerçek aşkı yaşadığına inanan ünlü yazar Emily Wilson, kocasının başka bir kadını ona tercih ettiğini öğrenince, hayal kırıklığına uğrar. Tüm bu olanlara rağmen yine de tek bir damla gözyaşı dökmez. Büyük yengesi Bee, Mart ayını Bainbridge Adası’nda geçirmesi için onu davet eder. Emily ruhunda açılan yaraların iyileşmesi umuduyla, bu teklifi kabul eder.
            Adanın mistik havasıyla huzuru yakalamaya çalışan Emily, 1943 yılında yazılmış kırmızı kadife kaplı bir günlük bulur. Bu günlük onu geçmişin tozlu sayfalarına hapsolan gerçek bir aşk hikâyesine ve altmış yıllık bir aile sırrına götürecektir… Umudun, hüznün ve pişmanlığın bir arada işlendiği büyüleyici bir roman… İlk kitabı Mart Menekşeleri ile Library Journal En İyi Kitap Ödülü’ne layık görülen Sarah Jio, insan kalbinin, ne kadar hatalı olursa olsun sevdiklerimizi her zaman affedeceğini eşsiz bir dille anlatıyor.
            “Aşk, tarih ve gizem… Daha ne olsun? Mart Menekşeleri, geçmişimizin er ya da geç sürprizlerle karşımıza çıkacağını hatırlatan muhteşem bir roman.”
Jodi Picoult
“Tarih, gizem ve aşkın mükemmel bir karışımı… Bu romanı elinizden düşüremeyeceksiniz.”
Library Journal


Böğürtlen Kışı;

            Ne zamandır okuduğum bir kitabın sonunda göz yaşlarına boğulmamıştım. Bu kitap beni gerçekten çok etkiledi. Sanırım bunda anne olmanın ve kitapta konusu geçen çocukla aynı yaşıtta erkek bir çocuğumun olması etkili oldu.

            Günümüz Mayıs ayında ve 1933 yılında yaşanan bir kar fırtınasında  hikayelerimiz başlıyor. 
Gazeteci olan Claire, doğumuna az bir zaman kala koşu yaparken düşmüş ve çocuğunu kaybetmiştir. Bu olayın yarattığı psikolojik sorunlar eşiyle de aralarının birbirlerini çok sevmelerine rağmen bozulmasına yol açmıştır.
            İş yerinde kendisinden mayıs ayında yağan bu böğürtlen kışı ile ilgili yazı yazılması istendiğinde kendisini 1933 yılında yaşanan kar fırtınasında kaybolan 3 yaşındaki Danielin hikayesi ile karşı karşıya bırakmıştır.
            Yine çok güzel bir Sarah Jio hikayesi ile karşı karşıyayız. Tabiki okumanızı tavsiye ediyorum.
Sevgilerimle...


7 Mart 2016 Pazartesi

Sarah Jio " Yağmur Sonrası "

yağmur sonrası
 
Sarah Jio'yu okumaya Yağmur Sonrası romanı ile başladım. Hayırlı olsun bakalım.
Kitabı anlatmadan önce çok beğendiğimi ve "Mart Menekşeleri"ni okumaya başladığımı belirtmek istiyorum.
Kitabımızın kahramanı olan Anne Calloway hemşirelik okulunu yeni bitirmiş, varlıklı bir ailenin kızı olarak bir kasabada yaşamaktadır ve kendisini çok seven aile dostlarının oğlu Gerard ile nişanlanmıştır. 2.Dünya savaşının olduğu bir dönemde yaşamaktadırlar.
Evlilik arefesinde ani bir karar alarak çocukluk arkadaşı Kittiy ile Bora Bora adalarında hemşire olmak üzere kayıt yaptırırlar.  Anne kaldıkları adada Westry Greene isimli bir askerle tanışır ve birlikte adada gözlerden uzak bir yerdeki bungalov evini tamir ederler, ev onlara içindeki anılardan ötürü büyüleyici gelmiştir ve aşkları da bu bungalovda başlar. Anne nin nişanlı olması nedeniyle aşklarını gözlerden uzak tutmaya çalışırlar. Bungalovun yakınlarında işlenen bir cinayet yıllarca bir sır olarak kalır. Savaş sonrasında ayrılmak zorunda kalırlar.
Yıllarca aşkını kalbinde taşıyan Annie bir gün bir mektup alır ve adaya geri döner.


2 Mart 2016 Çarşamba

Mutfak Dolabı ve Masası Yenileme

Merhaba,
Mutfak dolabımı ve mutfak masamı yeniledim, bence güzel oldu bakalım nasıl oldu :)
Öncelikle dolaplarımın kapalarını temizledim, kulplarını çıkardım, sonrasında zımpara yapacaktım ama o kadar uğraşmak zor geldiği için vazgeçtim. Yapı marketten adığım küçük rulo fırça yardımı ile Polisan X1 su bazlı beyaz boyayı kapak yüzeylerine ince katlar atarak ve katlar arası kurumasını bekleyerek 6-7 kat boyadım ve bu işlem yaklaşık 3-4 gün sürdü.
Tamamen kuruduktan sonra yine yapı marketten aldığım üzeri çiçek desenli porselen kulpları taktım. 
Mutfak dolabı boyama
Üzeri gri desenli olan mutfak masamı ise 4-5 kat boyadım, sonrasında ponpon fırçanın arkası ile beyaz ve kırmızı akrilik su bazlı ahşap boyasını karıştırarak elde ettiğim toz pembe boya ile puantiyeler yaptım. Ben beğendim umarım siz de beğenmişsinizdir.
Sevgilerimle...

Mutfak masası boyama

19 Şubat 2016 Cuma

Çiçeklerimi Rüzgara Verdim - Debbie Macomber

debbie macomber

Kitabın arka kapağındaki yazı ile kitabın tanıtımına başlayalım...

yaşamlarında yeni bir dönemece giren, üç nesilden üç farklı kadının, duygu kokan hikâyeleri...

Kaderin size gülmediğini düşünüyorsanız, birilerinden yardım beklemek yerine iç sesinizi dinlemenin vakti gelmiş demektir. Bu konuda hâlâ şüpheleriniz varsa, her şeyi geride bırakıp uzun bir yolculuğa çıkan üç nesilden üç farklı kadının ilham veren hikâyelerine kulak verin.

Çiçeklerimi Rüzgâra Verdim, gönüllerde özel bir yeri olan ilk aşkları, tebessümle hatırlanan ilişkileri ve gençliğin saflığa bürünmüş heyecanlarını, kısaca hayatın desenini yüreklere işleyen bir roman.

En iyi intikam yaşamaktır...
Kitabı okumamda etken daha önce okumuş olduğum Debbie Macomber kitaplarıydı ve kitabın ilk sayfalarında yer alan okuyucu yorumları oldu. Paylaşılan düşüncelerdeki ortak nokta samimiyet ve sevgi. Ben bu kitapta samimiyeti, sevgiyi, mutluluğu, üzüntüyü, umudu güzel gözlerle güzel gönüllerle yaşayan karakterlerle karşılaştım. İnsan acıyı bu kadar kolay demiyeyim ama bu kadar iyi niyetle atlatabilir mi yada bu tarz hikayeler sadece filmlerde romanlarda mı olur?
İnsanların birbirlerini kırmadan anlayışlı bir ruh haliyle birbirlerini anlamaya çalıştıkları kitaptan bahsetmek gerekirse;  eşi tarafından uzun bir evlilik ve iki çocuğun ardından başka birisi için terk edilen Bethanne kitabımızın ana karakteridir. Bethanne eski kocası olan Grant tarafından terk edildikten sonra kızıyla birlikte parti organizasyon işine girmiştir ve ''Parties'' adı ile başlayan işini hiç beklemediği bir şekilde büyütmüş ve mutluluğu bu başarıda yakalamıştır. Boşanmalarının üstünden geçen 6 yılın ardından eski kayınvaldesi Bethanne'yi çağırır ve araba ile uzun bir yolculuğa çıkacağını, her zaman bu hayali kurduğunu ancak vefat etmiş olan eşi tarafından yıllarca bu hayalinin ertelendiğini söylemiştir. Amacı eski arkadaşlarını görmek ve okulunun 50. yıl balosuna gitmektir. Bethanne bu kararı çok beğenir ve eski eşinin itirazına rağmen  kayınvalidesi Ruth ile birlikte bu yolculuğa çıkmaya karar verir. Bethanne'nin kızı Annie, erkek arkadaşının kendisini bırakıp iş yerindeki arkadaşı ve onun kız arkadaşı ile kendisine önceden haber vermeden geziye çıkmaları neticesinde çok üzgün olduğundan o da annesi ve babaannesi ile bu geziye çıkmaya karar verir. Çıktıkları bu yolculukta Bethanne, Ruth ve Annie ( Bethanne'nin kızı) gerçek aşkları ile karşılaşacak ve hiç ummadıkları maceralar ile karşılaşacaklardır. Bilmeden çıktıkları macera ve aşk yolculuğunda insanlar birbirlerini o kadar güzel ve anlayışla karşılamışlar ki, gerçekten insan bu kadar hoşgörülü olabilir mi ya da biz bunları sadece kitap ve filmlerde mi görebiliyoruz?

10 Şubat 2016 Çarşamba

Mayalı Yumuşak Poaça


  • 1 su bardağı ılık süt
  • 1 su bardağı sıvı yağ
  • 1 su bardağı ılık su
  • 1 adet yumurta
  • 1 paket yaş maya (42 gr) ama ben 2 paket toz maya kullandım
  • 2 silme tatlı kaşığı tuz
  • 4 yemek kaşığı toz şeker
  • Yaklaşık 7-8 su bardağı un
Üzerine
 
  • Yumurta sarısı ve varsa susam
                                 mayalı poaça
İç Malzeme (Sade de yapabilirsiniz)
  • Bir soğanı küçük küçük doğrayarak az yağda kavurdum, karabiber ve tulum-beyaz peynir karışımı ekledim.
Uygun bir kabın içine ılık su, ılık süt, yaş maya ve şeker alınarak karıştırılır. Mayanın eritilir. Sıvı yağ, yumurta, tuz ve şeker de eklenerek karıştırılır. Un azar azar eklenerek yoğurulur. Hamur yoğurulduktan sonra 30-45 dakika kadar dinlenmeye bırakılır. Yumurta büyüklüğünde parçalar koparılarak sade isteniyorsa elde yuvarlanıp top haline getirilir yada açılarak içine malzeme konur katlanır ve yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizilir. Üzerine yumurta sarısısürülüp, susam serpildikten sonra 20 dakika kadar daha bekletilir. 190 derece fırında yaklaşık 20-25 dk pişirilir.

Afiyet olsun.

 

Sehpa ve Çatal-Kaşık-Bıçak Dolabının Dönüşümü

Evde atıl durumda bulunan çatal-bıçak-kaşık dolabınızı değerlendirmek ister misiniz?
 
İnstagramda gördüğüm ve neden yapmayayım diye hevesle yapmaya koyulduğum yatak odası etejerimin geri dönüşüm hikayesi şöyle :)
 
Öncelikle kullanmadığım eski kahverengi büyük boy sehpamı ve yine kullanmadığım için yemek odası takımı konsolunun içine koyduğum 3 çekmeceli kahverengi çatal-bıçak-kaşık dolabımı, küçük boy rulo fırça kullanmak suretiyle su bazlı akrilik beyaz boya ile 4-5 kat ve katlar arası kurumasını bekleyerek 3-4 gün süren bir çalışmanın sonunda boyadım. Dolabın kahverengi metal kulplarını ise beyaz boyanın içine hobi malzemeleri satan dükkandan evvelce aldığım minik kırmızı akrilik ahşap boyasından 2-3 damla dökerek oluşturduğum toz pembe boya ile yine 3-4 kat boyadım. Tamamen kuruması bittiğinde üst üste yerleştirerek etejer olarak kullanıma hazır hale getirdim ve sizin için fotoğrafladım.

Umarım beğenirsiniz, sevgilerimle...
 
etejer
 

29 Ocak 2016 Cuma

Ç O K O M E L :)

Çokomel içi bulut bembeyaz, tadına doyum olmaz.
80 kuşağının çocukları olup ta çokomel yemiyeniniz var mı :)
Yiyip te ambalaj kağıdını kitap arasına koymayan ya da o parlak kağıttan yüzük yapıp parmağına takmayan var mı???
ülker çokomel
Üçlü paketlerde satılan karton kutunun üstüne yerleştirilmiş ve üstü şeffaf bir jelatinle kapatılmış ve nedense üstteki çikolatasını yiyip içindeki kremalı dolgusunu en sona bırakır onu da bir güzel afiyetle yedikten sonra kağıdını marifetmiş gibi yırtmadan düzeltmeye çalışırdık. Bir de onların üzerinde çizgi film kahramanları varsa renk renk biriktirirdik. Kağıdından çekmeyen televizyona anten yapılıdığı da duyulmuştur. İlkokul yıllarının vazgeçilmesi kantininin en çok satan ürünü ÇOKOMEELLL!!!
Peki Türkan ŞORAY'ın "SULTAN" filmindeki annenin işe giderken oğlunun arkasından "anneeee
bana çokomel al" diye seslendiği unutulmaz replik
ve rahmetli dedemin
mahalle ortasındaki küçük bakkal dükkanında satılan mahallenin çocuklarının "Halil dede bi çokomel" diyerek aldığı parasını verdiği belki vermediği tatlı abur cubur :) 




5 Ocak 2016 Salı

Sen Benim Diğer Yarımsın

sen benim diğer yarımsın


Okuduğum son kitap Holly Bourne'nin yazıdığı "Sen Benim Diğer Yarımsın"
 
Kitabın bitişi beni hüsrana sürüklese keşke sonu böyle olmasa mutlu sonra bitse dedirtse de kitap bana biraz farklı geldi, okunmasında fayda var diye düşünüyorum.
 
Kitabımızın konusu insanın ruh ikizini bulması üzerine kurulmuş ve karakterlerimiz Poppy ve Noah birbirlerinin ruh ikizleri olduğunu bilmeden tutkulu bir aşkın içinde birbirlerini bulmuşlardır.
 
Bu öyle bir aşktır ki... Kuvvetli, tutkulu, heyecanlı...
 
Onların bu büyük ve tutkulu aşkları dünyayı bir felaketin eşiğine sürüklemektedir. Birbirlerine her yakınlaştıklarında hatta aynı ortamda bulunup bakışları ile bile birbirlerinden etkilendiklerinde güçlü bir elektrik oluşmaktadır. Bu güç çevreye zarar vermektedir.
 
Aynı bölgede oturmaya başladıklarında Poppy'de oluşan panik ataklar, Noah'ta oluşan depresyon hareketleri birbirleri ile tanıştıktan sonra azalmaya başlamıştır.
 
Ancak mutlu sonla biteceğini ümit ederek okuduğum bu kitap maalesef çiftimizin ayrılması ile neticelenmiştir.
 
Kitap içeriğinden alıntı:
 
Ruh ikizleri; yalnızca onlar bu büyüyü taşır. Toprağa düşen yıldırım kadar nadir gelirler dünyaya. Ama bir araya gelip âşık olduklarında… İşte o zaman, toprak ikiye bölünür. Gökyüzü deryaya, derya ateşe hücum eder. Kargaşa yağar evrenin her bir köşesine, sel olur…

Zarlar atılır, yıldızlar kesişir; ardından Poppy ve Noah düşürür toprağa o ilk kıvılcımı. Fakat o şey, iki büyülü ruhun karşısında durmaktadır, sanki görünmez bir duvar gibi. Felaket, kıyamet, ölüm; engelleyebilir mi kucaklaşmasını alacakaranlıkla gecenin?

"Gerçek aşkın karşısında kim durabilir?"

"Herkes hayatında bir defa da olsa ruhunun derinliklerinde gerçek aşkı tatmıştır. İşte bu kitap size o tadı tekrar hatırlatacak."
-Usbourne Yayın Grubu-

"Evreni kaosa sürükleyen sıradan âşıkların, sıra dışı aşk hikâyesi. Bu roman kalbinizi ateşe verecek. Tıpkı benimkini verdiği gibi."
-C. J. Skuse-

"Romeo ve Juliet'i bir kenarda tutun ve Poppy ve Noah'la tanışın."
-The Lancashire Evening Post-

28 Aralık 2015 Pazartesi

Kendime Yeni Bir Ben Lazım

Okuduğum son kitabı sizlere tanıtmak istiyorum. Kitabımızın adı "Kendime Yeni Bir Ben Lazım"  Yazarı ise Miranda Dickinson.
Kitabımızın kahramanı ise Nell Sullivan.
kendime yeni bir ben lazım
Nell Sullivan, otuzlu yaşlarının başında  iş hayatında ve özel hayatında düzenli ve sistemli olunmasını seven, başarılı, aynı iş yerinde bir dargın bir barışık ilişkisi olan  bir kadındır. İşe gittiği bir gün içtenlikle hayatında değişiklik olmasını istediği günün ortasında sevgilisinin ağzından işsiz kaldığını öğrenmiş ve o güne kadar kontrollü devam eden hayatının kontolünü kaybetmiştir.
 Bu durumdan kurtulmak için çılgınca bir karar vererek tazminatını San Francisco'ya gitmek için kullanmıştır. Bu güne kadar kontrollü yaşadım da ne oldu mantığı ile yola çıkarak hayallerinin gerçekleşeceği bir yola adım attığının da farkında değildir. Bazen tam da bitti dediğimiz anlarda aslında birşeyler yeniden başlayabiliyor. İşte bu kitapta bu tarz süprizlerle karşılaşabilirsiniz. Ben kitabı beğendim ve tavsiye ediyorum. Hatta bu kitap senaryo yapılarak güzel bir romantik komedi filmi çekilebilir.

Kitabın içindeki okur görüşlerini sizlerle paylaşmak istiyorum.

"İyimser, samimi ve eğlenceli bir hikâye... sanki benimle konuşuluyormuş gibi hissettim."
-Hanna Insyirah-

"Uzun süredir okuduğum en iyi kitap. Gerçek bir romans."
-Joy Jones-

"Zekice, zekice, zekice! İhtiyacım olan her şey bu kitaptaydı."
-Jayne Simmons-

"Fantastik. Heyecan verici, romantik ve yenileyici."
-Liz Stead-
(Tanıtım Bülteninden)

Peki siz  bir günde hayatınızdaki her şeyi kaybetseydiniz ne yapardınız, ya da ne yapmak isterdiniz?

26 Kasım 2015 Perşembe

 
Merhaba,
 
New York Times Bestseller yazarı Debbie Macomber'in güzel ve samimi romanlarından birisini daha okumuş olmanın keyfini sizinle paylaşmak istiyorum.
melekler korusunRomanımızın kahramanları melekler, Lucie ve Aren'dir. Bir noel akşamı New York Meydanında yaşanan eğlenceleri izlemek için dünyayı ziyarete gelen melekler ,Luci ve Arenin tanışmalarına vesile olurlar. Birbirlerinden hoşlanan Lucie ve Aren tekrar buluşmak üzere birbirlerinden ayrıldıklarında geçici ve tatsız bir olay nedeniyle buluşamazlar. Bu nedenle melekler onları tekrar buluşturmak üzere küçük ve mucizevi oyunlar yaparlar. Bu çabalardan birisi ters etki yapar ve Lucie ile Arenin arası bozulur, melekler bu durumu telafi etmek için yineden uğraşırlar ve küçük oyunlarla ikiliyi bir araya getirirler. Birbirlerini çok seven ve gururlarından birbirlerini aramayan Lucie ve Aren aşkı mutlu sonla biter. Benim gibi romantik filmleri sevenler bu romanı izlerken zihinlerinde bir film görüntüsü oluşturacaklardır. Sevgilerimle...




26 Ekim 2015 Pazartesi

Karagöz & Hacivat Kuklası Yaptım

Oğluma Karagöz ve Hacivat kuklası yaptım :)
 
Bu da nerden çıktı derseniz kısaca anlatmak istiyorum. Yaz tatilinde sitemizde bir kolej tarafından karagöz hacivat oyunu sergileneceğinin ilanı asılmıştı. Oyunun oynanacağı güne kadar oğluma sitemizin spor sahasında çocuklar için karagöz hacivat oyununun oynatılacağını, birlikte gideceğimizi anlatıp durdum. 2,5 yaşın vermiş olduğu merakla beni hep dinledi ve hatta ikilinin isimlerini söyleyip durdu. Oyunun oynanacağı günün akşamında heyecanla spor sahasındaki yerimizi aldık. Oğlum bebek arabasında otururken ben de yanına çömeldim, sandalye bulan anneler kadar şanslı olamadım maalesef. Kçük ortaoyunu perdesinin kurulması ile oyun başladı. Oğlum ve diğer minikler heyecanla izlemeye başladılar. Hiç sıkılmadan sonuna kadar izledi ve sonrasındaki müzikli eğlencede keyif içinde oynadı. O günden sonra aklına her düştüğünde kendine özgü ifadelerle bana spor sahasında karagöz ve hacivatı izlediğini anlatmaya çalıştı. Ben de internetten aldığım karagöz hacivat çıktısını boyadım, karton kağıda yapıştırdım, kestim, arkasına da mangal çubuklarını sivri yerlerini kırdıktan sonra slikon tabanca ile yapıştırdım. Henüz bir sahne yapamadım ama bu haliyle bile oğlum çok eğlendi, önce oyunun nasıl oynanacağını ona gösterdim, sonra kendi ellerine verdim beni taklit ederek ve söylediklerimi tekrar ederek oynatmaya başladı. Biz çok keyif aldık, umarım sizler için de güzel bir fikir olmuştur.
Sevgiler...
 
 
 
 

22 Ekim 2015 Perşembe

Ahmet ÜMİT - AŞK Köpekliktir

Yine güzel bir Ahmet ÜMİT kitabı...
Ahmet ÜMİT bu kitabında insanın aşık olurken nasıl durumlara düşebileceğini, kimi zaman içinde bulunduğu durumu gözünün görmeyeceğini, aşkın imkansızlığını, deliliğini, çekiciliğini, umursamazlığını, zorluğunu, güzelliğini, kötülüğünü, kısacası aşkın çoğu halini kısa aşk öyküleriyle anlatmaya çalışmış. Sadece ve akıcı diliyle aşkın farklı hallerine öykülerinde değinmiş. Bazı öykülerde kendinizi bulabiliyorsunuz ya da başıma gelse ne yapardım diyebiliyorsunuz. Bu on aşk öyküsünde aşk böyledir şöyledir demek yerine farklı dokunuşlarla aşkı konu edinmiş ve okuduklarınızı yorumlamayı size bırakmış. Ben okuduğum diğer Ahmet ÜMİT kitapları gibi bu kitabı da beğendim, tavsiye ederim.
Sevgilerimle...
 
 
İçindeki Aşk Öyküleri:
Aşk Bir Mucizedir
Kâfi Delildir Aşk
Aşk Çözümsüz Bir Problemdir
Aşk Bir Cinayettir
Aşk B i r Düellodur
Aşk Bir Yanılsamadır
Aşk Bir özentidir
Aşk Bir Ütopyadır
Aşk Köpekliktir

12 Ekim 2015 Pazartesi

Bahçemde Yeşeren Umutlar - Debbie MACOMBER

Birçoğunuzun ismen tanıdığı Küçük Mucizeler Dükkanının yazarı Debbie MACOMBER'in "Bahçemde Yeşeren Umutlar" kitabından sizlere bahsetmek istiyorum. Başlarda sıkıldığımı hatta bırakmak istediğimi itiraf ediyorum, ancak okumaya devam ettikçe yarısından sonrasını bir günde bitirdiğim bu kitabı sevdim.
Kitabımızın ana karakteri; Joe ile evli ve biri kız diğeri erkek iki çocuğu ile kıymetini hikayemizin sonunda anlayacağı mutlu bir evliliği olan Susannah'tır. Eşi Joe Susannah'a ve çocuklarına karşı çok anlayışlıolmasına rağmen, Susannah lise yıllarındaki aşkını unutamamıştır. Aslında babasının görüşmemeleri için onu Fransaya neden üniversite okuması için gönderdiğini, lise aşkı Jack in onu neden aramadığınıve ondan neden haber alamadığını merak etmektedir. Babasının vefatı üzerine annesine göz kulak olmak ve onu huzur evine yatırmak için çocukluğunun geçtiği Blossom Sokağına geri döner.

Annesini huzur evine zor zahmet yerleştirdikten sonra evdeki anılarla başbaşa kalmıştır. Babasından onu uzaklara gönderdiği, Jack'ten ayırdığı için nefret etmektedir. Anılarla yüz yüze geldikçe soru işaretlerinin sayısı artmıştır. Yakın arkadaşıCarolyn kendisine bu süreçte yardım etmektedir. Ancak zaman geçtikçe ölen abisi, eski sevgilisi, babası ve annesi ile ilgili gerçeklerle de karşılaşmakta ve gerçekler gün yüzüne çıkmaktadır. Bu güzel kitabı okumanızı dilerim, sevgilerimle... 

2 Ekim 2015 Cuma

Kakaolu Süpriz Kek

Merhabaaa,
Sevgili arkadaşım Handan'ın internette bulduğu ve aynı günün akşamında nasıl olacağını çok merak ettiğimizden ikimizin de ayrı ayrı yaptığı süpriz kekin görüntüsünü ve tarifini sizlerle paylaşmak istiyorum.
Benim içine koyduğum hindistan cevizi topları biraz sulu ve kek kıvamında olduğu için içinde eridi gitti, hatta iş yerine götürmeyi düşünmüyordum ancak akşam çaya gelen komşularıma ikram ettiğimde tadının çok güzel olduğunu söyledikleri için dayanamadım ve çaydan kalan kekin bir kısmını iş yerine götürdüm.
Ben daha keki ortaya çıkarmadan bir de ne göreyim Handan keki yapmış, hem de hindistan cevizi topları tam da tarifteki gibi olmuş, ancak o hindistan cevizini biraz daha fazla koyduğunu söyledi sanırım bu nedenle benimkiler gibi sulu olmadı. Ancak fırını fazla ısındığından kek azcık kuru olmuştu.

Handanın Keki

Benim Kekim
 
İç Dolgu Malzemeleri:
1.)2 Adet yumurta akı,
2.)3 Yemek kaşığı süt,
3.)1 Çay bardağı pudra şekeri,
4.)1 Su bardağı dolusu hindistan cevizi
Yapılışı:
İç dolgusu için hindistan cevizi,yumurta akı,pudra şekeri,süt ve pudra şekeri karıştırılır. El marifetiyle yuvarlar toplar yapılır, bi tabağa dizilerek bekletilir.
Kek Malzemeleri:
1.)3 Yumurta,
2.)1 Su bardağı şeker,
3.)1 Su bardağı sıvıyağ,
4.)1 Su bardağı süt,
5.)1 Paket kabartma tozu,
6.)1 Paket vanilya,
7.)3 Yemek kaşığı tepeleme kakao,
8.)2 Su bardağı un,
Yapılışı:
Yumurta ve şeker, mikserle çırpılır. Süt,sıvıyağ,kakao, un, vanilya,kabartma tozu eklenip malzemeler karışana kadar karıştırılır.Yağlanmış ve unlanmış kek kalıbına kek harcının yarısı dökülerek hindistan cevizli toplar aralıklı olarak dizilir. Kalan hamur kek kalıbına dökülerek 180 derecelik fırında pişirilir.
Afiyet olsun...

30 Eylül 2015 Çarşamba

Kışlık Yiyecek Hazırlıkları Tamamlandı (2)

Bir önceki yazımda kışlık yiyecek hazırlıklarıma başladığımı ve kırmızı biberleri nasıl hazırlayarak derin dondurucuya attığımı anlatmıştım. Bu yazımda da (daha önceki yazılarımdan birinde paylaştığım) kemik suyunu, taze fasulyeyi ve vişneleri derin dondurucuda nasıl muhafaza ettiğimi anlatacağım.
 
Bittikçe devamlı olarak yaptığım ilikli kemikleri güvendiğim bir marketten ayırttım ve evde kaynattıktan sonra soğuttum, buzluk poşetlerinin ağız kısmına huni takarak içine kemik sularını doldurdum, ağızlarını bağladım, üst üste dizerek buzluğa koydum. Bunları çorbalara, pilavlara, yemeklere kırarak atıyorum, kesinlikle hazır et veya tavuk bulyon kullanmıyorum.
Taze fasulyeleri yıkadıktan sonra doğradım, domatesleri kaynar suda beklettikten sonra kabuklarını soydum doğradım ve fasulyelerle birlikte aynı derin bir tencerede az miktar tuz ve yağını ekleyerek kavurdum. Soğuduktan sonra yine buzluk poşetlerine koyarak derin dondurucuya yerleştirdim.
Oturduğumuz sitenin girişindeki vişne ağacından toplanan vişneleri de yıkayarak buzluk poşetlerine koyduktan sonra derin dondurucuya yerleştirdim. Bu vişneleri komposto yapımında ya da keklerin üzerine doğramak için kullanıyorum.
Umarım yazım faydalı olmuştur.
Sevgilerimle...

Kışlık Yiyecek Hazırlıkları Tamamlandı (1)

Merhaba,
Ev hanımlarının eylül ayında yapmış olduğu faaliyetlerden birisi de kış için derin dondurucuya atılacak yiyeceklerin hazırlanmasıdır. Buzdolabımın derin dondurucusu haricinde bir dondurucum olmadığından ben de sığdığı kadarıyla kendimce birşeyler hazırladım ve sizlerle paylaşmak istedim.
C vitamini deposu olan, sindirim sistemini düzenlediği için mide açısından oldukça yararlı olan, stresi ve kolestrolü azaltan, iştah açan, metabolizmayı hızlandıran, kan dolaşımını düzenleyan, karaciğer ve akciğer dostu olan, damar tıkanıklarının oluşmasını engelleyen ve yazamadığım başkaca faydaları olan kırmızı biber ile göreve başladım.  

 
Öncelikle kırmızı biberleri yıkadım, süzdüm ve kuruttum. Sonrasında yağlık kağıt serili olan fırın tepsisine dizdim. Fırında közlendikten sonra soğuması için 5-10 dk kadar beklettim ve kabuklarını soydum. Salata tahtasında resimde göründüğü gibi doğradım. Doğranmış kırmızı biberleri derin bir kaba koyduktan sonra üzerine zeytinyağı, bolca doğranmış sarımsak ve tuz ekledikten sonra harmanlıyoruz. Soğuduktan sonra da buzdolabı poşetlerine koyup derin dondurucuya atıyoruz.
Sevgilerimle...

29 Eylül 2015 Salı

Öksüzler Treni

Bazen içinizdeki çocuk geçmişinizde hapsolur ve siz o çocuğu kurtarmak için tüm umutlara sımsıkı sarılırsınız…
1854-1929 yılları arasında Amerika'da öksüz kalan veya terk edilen çocukların yeni bir aile edinebilmeleri için ülkenin çeşitlitren istasyonlarında durarak kendilerini beğenecek aileleri bulmalarını konu edinen gerçekçi ve sürükleyici bir hikaye. Kulağa hoş bir hizmetmiş gibi gelen bu seyahatler aslında içinizi acıtacak olaylarla dolu. Ailesini kaybeden ve umutsuz bir dünyada yapayalnız kalan bu çocukların tek umudu öksüzler treni. Kim bilir hangi istasyonda hangi aile onları ne amaçla sahiplenecek. Evlatlık alacak ailelerin amacı çocuk sahibi edinmek gibi görünse de asıl amaçları kendilerine hizmet edecek birini bulmak. Bu küçük öksüzlerden kimi hizmetçi, kimi çocuk bakıcısı kimi çiftlik çalışanıolacak.
Hikayemizin kahramanı Vivian Daly 1929 yılında ailesi ile birlikte yokluk nedeniyle İrlanda'dan Amerikaya göz etmiş, ancak bir yangın sonrası ailesini kaybetmiş ve kendisi gibi sahipsiz kalan çocuklarla birlikte yeni bir aile edinebilmesi için öksüzler trenine bindirilmiştir. Kendisini evlatlık edinen koruyucu aile ve sonrasında yaşadığı kötü olaylar küçük bir kız çocuğuna göre çok ağır olmasına rağmen üstensinden gelmiş ve şu anki ismini veren ailede mutluluğu yakalamıştır. Bu olayların arasında çok güzel bir tesadüf vardır ki hayatının dönüm noktalarından birisi olmuştur. Öksüzler treninde başlayan ve yıllar sonra hayatına yön veren bu tesadüfü kitabı okuduğunuzda öğrenmiş olacaksınız.
Hikayemizin diğer bir kahramanı olan ve Vivian gibi koruyucu aile tarafından sahiplenen ancak asi bir genç olması nedeniyle sürekli sorunlar çıkartan 17 yaşındaki Molly Ayer, artık 90 lı yaşlarınısürmekte olan Vivian ile tanışmış ve kamu hizmeti gereği Vivianın anıları ile dolu olan çatı katını temizleme hizmetini yapmış ve asi olan yaşam tarzı farklı bir yöne doğru sürüklenmiştir.

Bence okumaya değer bir kitap, ben beğendim. İnternette bulmuş olduğum ilgili resimleri de kitabı okurken hafızanızda canlanmasına küçük bir katkı olması için ekledim.
Sevgilerimle...

 

10 Eylül 2015 Perşembe

Vintaj Modası ( Vintage&Retro)


Bizim kültürümüze fazla yakın olmayan ancak internet sayesinde eski özlemimizi hareketlendiren, önce eşyalarda sonra otomobillerde ve ardından moda dünyasında kullanılan vintaj (vintage) teriminden bahsetmek istiyorum. Vintaj aslında bir moda terimi. Anlamı itibariyle önceki dönemlere ait tek ve özel parça ya da koleksiyonlara vintage denilmekteymiş. Elbetteki bahsedilen ürünlerin vintaj olabilmesi için belli bir geçmişinin belki yaşanmışlığının ya da bir döneme ait olması gerekmekte .

Günümüzde en çok moda ve ev tekstil yada dekorasyon ürünlerinde vintaj tarzı kullanılmaktadır. Birçok ünlü marka ürünlerini tasarlarken vintaj tarzından yararlanıyor. Örneğin vintaj tarzı kıyafetler; yüksel bel pantolon, etek, mayo...ev dekorasyon ürünleri; mobilyalar, yatak örtüleri, yastıklar, halılar, perdeler, mutfak eşyaları.

Eskiye özlem duyan yada tarz olarak kendine yakın hisseden herkesin vintaj ürünlerini beğendiğini düşünüyorum.

Vintaj antika kadar eski yıllara uzanmıyor ancak zamanın modası günümüzün eski modasıdır.

Bir de retro terimi var, bu ise vintaj tarzı yeni ürünlerdir, aslında eski olmadıkları için vintaj değildir. Yani vintaj gerçekten eski ürünler için kullanılır, retro ise eski gibi görünen yeni ürünler için kullanılır.

Şimdi internetten seçtiğim vintaj tarzı ürünlerden bazılarını paylaşmak istiyorum. Sevgilerimle...
 
vintaj, vintage, retro
 

4 Eylül 2015 Cuma

Flormar BB Sprey Köpük Baz ve Köpük Fondöten

Makyaj ürünlerine oldukça ilgili olan bir arkadaşımın tavsiyesi ile edindiğim iki adet üründen size bahsetmek istiyorum. Makyaj ürünlerini kullanırken baz yada fondöten kullanmama rağmen bu iki ürünü arkadaşımda gördükten sonra bana da alması için ricada bulundum.
Nemlendirici sürülmüş olan cildimin üzerine sadece köpük bazı sürdükten sonra allığımı kullandım, yüzümde netlik ve canlılık oluştu. Ama hiçbir şekilde sürmüş olduğum ürünün yüzümde bir ağırlığı olmadı. Söylemiş olduğum gibi daha önce hiç makyaj bazı kullanmamıştım ve bu ürün beni hiç rahatsız etmedi. İçeriğindeki bileşenler sayesinde cildi nemli tutma, makyajı sabitleme ve güneşin zararlı ışınlarına karşı koruma özelliği olduğunu söyleyebilirim.
Flormar BB Sprey Köpük Baz ve Köpük Fondöten
 
BB Sprey Köpük Fondöteni almaya niyetim yoktu, çünkü hiç fondöten kullanmıyorum. Ancak arkadaşım kendisinde olan üründen eline sıkıp uygulama sonucunu gösterdiğinde bildiğimiz ürünlere benzemediğini doğal bir ten makyajı görüntüsü verdiğini, yine nemlendirme ve canlandırma özelliği içerdiğini fark ettiğimden o üründen de getirmesini rica ettim. Ben 002 numara ivory olanı aldım. Koyu olmayan bir rengi var.  Bu tarz ürünler arayanlar ve merak edenlere tavsiye edebilirim.
Not: İki ürünü kullanırken süngeri ıslatmak suretiyle kullandığınızda porselen makyaj özelliği yarattığını da ayrıca eklemek istiyorum.
Sevgilerimle...